ANA SAYFAKÜNYEİLETİŞİMREKLAM
   
YAZARLAR HABERLER İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ BELGELER DENİZİ GREV GÜNLÜKLERİ SON MEKTUPLAR
YAZARLAR
Saim TOKAÇOĞLU
YA KANLI PAZAR?
Rüştü ERATA
“KAYIP DARBE PLANI” İLANLARI
Orhan AYDIN
UMUT...
Hasan UYSAL
BU REFERANDUM APTALLARIN ORANINI VERECEK!
Rahmi YILDIRIM
TALÂKI SELÂSE İLE HAYIR!
Ahmet Kemal ŞENPOLAT
BEN VAR YA BEN!
Ertürk DEMİREL
REFERANDUM MESELESİ
Ercüment TUNÇALP
BİR YİĞİT GAZETECİ!
Nedim SABAN
EVET VE HAYIRIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI
Erbil TUŞALP
SEKİZ SÜTUN MANŞETTE İSLAM FAŞİZMİ...
Merve FIRAT
BİR KAÇ SORUMUZ VAR!
Mehmet KARABONCUK
ÇÖZÜLME
Ebru DEMİRALP
KOCAALİ KIRIMI
Cemalettin CANLI
GAZZE GAZAVATI VE SOSYALİSTLER - 2
Suzan KÖLÜKSÜZ
FARKINDA OLMAK…
DEVLET ESNAFI DA BÖLDÜ   İÇERİK BAŞLIKLAR 

Devlet esnafı da böldü

İnegöl ve Dörtyol'da Kürtlere ait işyerlerinin yakılıp yıkılmasına devlet yetkilileri "vatandaş tepkisi" derken, Muş Bulanık’ta DTP’nin kapatılmasını protesto eden kitleye pompalı tüfekle ateş ederek 2 kişiyi öldüren esnaf "meşru müdafaa" gerekçesiyle dün tahliye edildi.

HATAY DÖRTYOLMuş Bulanık'ta 2 kişiyi pompalı tüfekle öldüren esnafın "meşru müdafaa" gerekçesiyle tahliye edilmesi, İnegöl ve Dörtyol'da Kürtlere ait işyerlerinin taşlanmasına gösterilen açık müsamaha düşünüldüğünde, "Ya Dörtyol'daki esnaf da kendini savunsaydı, ne olurdu?" sorusunu sordurtuyor.

İnegöl ve Dörtyol’da Kürtlere ait işyerlerine dönük saldırılarda bulunanları devlet “öfkeli vatandaş” olarak niteliyor. Ancak 15 Aralık 2009 tarihinde Muş Bulanık’ta DTP’nin kapatılmasını protesto eden kitleye pompalı tüfekle ateş açarak 2 kişiyi öldüren esnaf hakkında “ekmek teknesini korumuş” yorumu yapılmıştı.

Günlerdir, ellerinde taş ve sopa bulunan faşist güruh sokak sokak dolaşarak etrafa saldırıyor ancak devlet sadece izlemekle yetiniyor. Devletin bütün yetkililerinin açıklamaları ve medyanın olayları anlatırken kullandığı dil, “öfkeli vatandaşı” haklı gösterirken, işyerleri taşlanan esnaf hakkında tek bir cümle kurulmuyor.

Oysa 15 Aralık 2009 yılında Muş Bulanık’ta yaşananların ardından yapılan açıklamalar ve devletin pompalı tüfekle ateş açan esnafa sahip çıkması iki farklı yerde iki farklı tepki verildiğini gösteriyor.

Bulanık’ta "esnaf ekmek teknesini korudu"
Bulanık’ta 2 kişinin öldüğü 10 kişinin ise yaralandığı olayın ardından Başbakan Erdoğan, "Bugün Muş Bulanık'ta olan olay, bir kısım göstericilerin kepenk kapatma eylemine karşı direnen bir esnafın, maalesef oradaki tavrı karşısında iki göstericinin öldüğü noktasında bize gelen bilgi var" açıklamasını yapmıştı.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın esnafı koruyan ifadeleri ise daha çarpıcı idi: "Maalesef bazı yerlerde meydana gelen gösterilerde esnafımızın kendi tabiriyle 'ekmek teknesi' olan dükkanı, iş yeri, malzemesi bilinçsiz bir şekilde maalesef zarar vermek amacıyla taşlanmaktadır, kırılıp dökülmektedir, insanların canı ve malı tehlikeye atılmaktadır. Buna karşılık esnafın verdiği tepkiyi hem kanuni sınırlar içerisinde hem de çok daha sağduyulu ve sabırlı olarak göstermesi gerekir."

TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin ise Bulanık’ta 2 kişinin öldürüldüğü olaylarla ilgili, "Şimdi bunların cüretlerini biraz daha artırdıkları görünüyor. Türkiye, demokrasisini geliştirme, temel hak ve özgürlüklerini daha da üst noktalara çıkarma ve olağan yönetimini daha da güçlendirme düşüncesinden ve uygulamasından asla geri adım atmayacaktır" demişti.

HATAY DÖRTYOLDevletin esnafı işini bilir!
Muş Bulanık’ta ise devlet pompalı tüfekli ateş eden esnafı “anlamakla” kalmadı, hiç bir ceza vermeden serbest bıraktı.

Önce Muş’taki olayın mahkemesi Samsun’a alındı. Burada, kapatılan DTP’nin Eşbaşkanı olan Ahmet Türk’e mahkeme çıkışında polislerin gözü önünde yumruk atılarak burnunun kırılması sonucunda da dava Samsun’dan Ankara’ya alındı.

Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün gerçekleşen duruşmada ise katil Turan Bilen ve ona yardım eden kardeşi Metin Bilen “meşru müdafaa” gerekçesiyle serbest bırakıldı.

Polis kayıtları raporda yer almadı
Mağdur avukatlarından Kadir Karaçelik, bilirkişi raporunun tamamen yanlı olarak hazırlandığını belirterek, "Bilirkişi raporuna tamamen karşıyız. Çünkü görüntüler cımbızlanarak alınmış. Yani rapora göre olay sanki insanların Turan Bilen'in dükkanına saldırması ile başlamış gibi, ama görüntüler izlendiği zaman bunun böyle olmayacağı ortadadır. Olay günü 4 polis kamerası kayıt alıyor, ancak ne hikmetse ne görüntülerde ne de raporda Turan Bilen'in ateş edişiyle ilgili görüntüler yok" dedi.

Bu esnaf başka esnaf
Mağdur avukatlarından Abdül Baki Çelebi iseduruşmanın ardından yaptığı açıklamada, gizli tanıklarla ilgili ifade tutanaklarının bir hukuk skandalı olduğunu öne sürdü. Çelebi, ifade kağıtlarının üzerinde ne ifadeyi alan kurumun ne de kişinin isminin veya imzasının bulunmadığını vurguladı. Mahkeme heyetine Turan Bilen'in telefon kayıtlarını gösteren Türk Telekom raporunu hatırlatan Çelebi, "Rapordaki görüşmelere baktığımızda Necmi Oral'ın öldürülüşü saat 11.20 olarak geçiyor. Sanık Turan Bilen'in emniyet müdürünü araması ise saat 11.30, yani sanığın Necmi Oral'ı öldürdüğü zaman kendisini hiçbir tehlikede hissetmiyor ki ondan sonra Emniyet Müdürünü arıyor" dedi.

Telefon kayıtlarına göre Turan Bilen’in Muş Emniyet Müdürlüğü, Bulanık Emniyet Müdürlüğü ve Jandarma Komutanlığı ile olay öncesinde ve sonrasında defalarca görüştüğü ortaya çıkmıştı.

“Dörtyol’daki esnaflar da meşru müdafaa yaparsa ne olacak?”
Avukat Çelebi, sanıkların tahliye edilmesi durumunda herkesin kendisinde meşru müdafaa yetkisini göreceğini savunarak, "Eğer bugün buradan tahliye çıkarsa, Hatay Dörtyol'da da esnaflar kendilerinde meşru müdafaa yetkisi görür ve katliam yapar" dedi.

Duruşmada mağdur avukatlar konuşturulmadı
Ara karar açıklamak isteyen mahkeme heyetine, kendilerinin savunma yapmadığını belirten mağdur avukatlara, mahkeme başkanı bağırınca tartışma çıktı. Bunun üzerine mahkeme başkanı mağdur avukatların savunmasını almadan kararlarını açıkladı. Mahkeme heyeti gizli tanıkların dinlenmesi, kamera kayıtlarının TÜBİTAK tarafından incelenmesi taleplerini ve olay günü orada olan muhabirlerin dinlenmesine ilişkin talepleri reddederken tutuklu sanıklar Turan Bilen ve Metin Bilen'in "meşru müdafaa ve bilirkişi raporuna göre suçun değişebileceğini"! göz önünde bulundurarak tahliyesine karar verdi.

“Ateş açan esnaf JİTEM’ci”
Duruşma sonrasında açıklamalarda bulunan BDP Muş Milletvekili Nuri Yaman, hukukun herkes için lazım olduğunu belirterek, "JİTEM elemanlarınca gönüllü ve kadrolu köy koruyucularını yıllarca sürdürdüğü hukuk dışı olayların birinin burada yargı tarafından nasıl hukuksuzca sonuçlandırıldığını ve devlet tarafından aklandığını gördük. Biz Ankara'da da hukukun üstünlüğüne inanan hakimler olduğunu bekledik, ne yazık ki bunu göremedik. Olaya karışanlara 11 yıl hapis cezası veriliyor, ama katliamı yapanlar tahliye ediliyor. Bu hukukun katlidir. Yargı safhasında mahkeme başkanının sinirli tavrını ve savunma hakkını ayaklar altına almasını gördük. Bu insanlar bugün devlet eliyle aklandılar" dedi.

Avukat Kadir Karaçelik ise, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin hukuka ağır bir darbe vurduğunu belirterek, "Araç olan bu sanıkların arkasında bir örgütlenme olduğu yönünde kanıtları sunmamıza rağmen, mahkeme ne sunduysak reddetti. Mahkeme bizi sınırladı, söz hakkı dahi vermedi. Taraflı bir soruşturmanın yapıldığına inanıyoruz. Ciddi kanıtlar toplanmadan meşru savunma kararı vermek Türkiye'de bir ilktir. Biz bu hukuku çiğneyen mahkeme hakkında gerekli başvuruları yapacağız" dedi.

İnegöl ve Dörtyol’da işyerlerini taşlamak serbest
Adalet Bakanı Sadullah Ergin İnegöl ve Dörtyol'da yaşananların ardından yaptığı açıklamada, sabırlı olmanın zor olduğunu söyleyerek faşist güruhu aklamaya çalışmış ve "Kardeş kanı akıtmak ve kaotik bir ortam oluşturmak isteniyor. Halkı provoke etmeye yönelik saldırılar karşısında sabretmek kolay değil ama bu ülkenin geleceği için sağduyu ile hareket etme zarureti var. Halkı kışkırtmaya yönelik eylemlere vatandaşımız iştirak etmemeli" dedi.

Bursa ve Hatay valilerinin olaylarla ilgili açıklamaları ise daha açıktan müsamaha gösterildiğinin kanıtı oldu. Ellerinde taş ve sopa olan saldırganların yanına giden Hatay Valisi, “biliyorum ki siz devletini seven insanlarsınız” ifadelerini kullanmıştı.

Emniyet yetkilileri ise olaylar sırasında “pasif barikat” kurmak ve “öfkeli vatandaş” ile sohbet etmek dışında müdahalede bulunmadı.


SOL.ORG.TR

Eklenme Trh. : 30.07.2010 - 00:53:29 | Gör. Say. : 2
 
     Bizhaberiz.net © 2009 | Son Güncelleme : 04.09.2010 - 09:17:20 | Şu an 8 kişi online | Kullanım Koşulları International Federation of Journalists Çağdaş Gazeteciler Derneği