ANA SAYFAKÜNYEİLETİŞİMREKLAM
   
YAZARLAR HABERLER İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ BELGELER DENİZİ GREV GÜNLÜKLERİ SON MEKTUPLAR
YAZARLAR
Saim TOKAÇOĞLU
YA KANLI PAZAR?
Rüştü ERATA
“KAYIP DARBE PLANI” İLANLARI
Orhan AYDIN
BU KİMİN EYLÜLÜ?
Hasan UYSAL
BU REFERANDUM APTALLARIN ORANINI VERECEK!
Rahmi YILDIRIM
TALÂKI SELÂSE İLE HAYIR!
Ahmet Kemal ŞENPOLAT
BEN VAR YA BEN!
Ertürk DEMİREL
REFERANDUM MESELESİ
Ercüment TUNÇALP
BİR YİĞİT GAZETECİ!
Nedim SABAN
OYNAMA ŞIKIDIMCILARA YETMEZ AMA HAYIR!
Erbil TUŞALP
SEKİZ SÜTUN MANŞETTE İSLAM FAŞİZMİ...
Merve FIRAT
GELECEĞE MEKTUP
Mehmet KARABONCUK
ÇÖZÜLME
Ebru DEMİRALP
KOCAALİ KIRIMI
Cemalettin CANLI
GAZZE GAZAVATI VE SOSYALİSTLER - 2
Suzan KÖLÜKSÜZ
FARKINDA OLMAK…
HANGİ DEMOKRASİ?   İÇERİK BAŞLIKLAR 

Ercüment TUNÇALP

 

Bütün insanlığı ilgilendiren daha fazla demokrasi talebi elbette bizim toplum içinde ihtiyaçtır.

Ama bu amaca yürüyen her kişi, kendi ihtiyacı kadar  demokrasi ararsa standart nasıl sağlanacaktır?

Bu ülkede yüzde 10 baraj kenarda dururken “demokratik açılım”dan bahsedilebilir mi?

Bir taraftan her oyun kıymetli olduğu teması işlenirken, arkasından enaz 4 milyon oyun çöpe gitmesi çifte standart değil midir?

Siyasilerin son zamanlarda çokça söylediği ve haklı da oldukları bir söz var: “Adaletin dokunamadığı kimse olmamalı”. Elbette doğru, hem de darbelerden çok çekmiş bir toplum olarak asker, sivil herkese dokunulabilmeli. Peki bu sözü en fazla kullanan parlamentere niye dokunulamayacak?

Kürsü dokunulmazlığı; milletvekilinin konuştuklarından sorumlu tutulamayacağını garanti eder. Bu kadarı yetmez mi?

Yaralama, zimmet gibi suçlardan niye dokunulmaz olunacak ki?

Demokrasinin olmazsa olmaz şartlarından “yasama, yürütme ve yargı bağımsızlığı”nın olmadığı yerde demokrasiden bahsedilmez.

Referanduma gidecek ‘Anayasa değişikliği’nde; HSYK’nın yapısının değiştirileceği belirtiliyor. Şu anda 7 üyesi olan kurulun 21 üyeye çıkartılacağı, bunun 7’sinin yargı kesiminden, 7’sinin Cumhurbaşkanı tarafından atanacağı, geri kalan 7’sinin TBMM tarafından seçileceği söyleniyor.

Her türlü tayin, terfi, denetim gücü siyasilerin eline geçecek yargının ve çalışanlarının ne kadar bağımsız olabileceği tartışılmıyor bile.

Yürütmenin yargıya baskısı da çok yaşanan sıradan olaylar haline gelmiştir. Yargıçların dinlendiği YARSAV tarafından sık sık dile getiriliyor, yürütme tarafından da yalanlanmıyor.

Gelelim yürütmenin yasamaya baskısına;
Başbakan meclisteki bir konuşmasında; salondan gelen sataşmalar için meclis başkanına “siz mi susturacaksınız, yoksa ben mi susturayım” şeklinde talimat veriyor.

Yürütmenin bir temsilcisi olan Başbakan Yardımcısı ise yasamayı temsil eden TBMM Başkan Vekiline makamında baskı uyguluyor.

Demokrasi, her canlıya lazım olan  temel bir ihtiyaçtır. Kimseye imtiyaz sağlamazsa, hiçbir kimseyi istisna tutmazsa beklenen faydayı sağlar.

Yoksa kendimizi kandırırız, gerçek demokratlar karşısında da alay konusu oluruz.

 

ercumenttuncalp@yahoo.com

 

Eklenme Trh. : 10.02.2010 - 03:41:55 | Gör. Say. : 249
 
     Bizhaberiz.net © 2009 | Son Güncelleme : 09.09.2010 - 05:25:47 | Şu an 7 kişi online | Kullanım Koşulları International Federation of Journalists Çağdaş Gazeteciler Derneği