ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
ORTADOĞU'DA BARIŞ MI DEDİNİZ?..
İÇERİK
BAŞLIKLAR

Rüştü ERATA

Hamas, İsrail ile aralarındaki süreli ateşkes anlaşmasının uzatılmayacağını açıklayıp, elindeki entri püften roketleri "ezeli" düşmanının topraklarına savurmaya başladığında Gazze’de olup bitebileceği var sayılan her şey tam da sanıldığı gibi gerçekleşiyor.

Vahşetin yarattığı acı ve kin duygusuyla beslenen-ayakta durabilen İslam Köktendincisi Hamas ektiğini biçiyor; arada olan yine sivillere, bebeciklere oluyor.

Dünya kamuoyunun eline, İsrail’in Gazze’de yapmakta olduklarına ilişkin pek az görüntü geçse de, o az sayıdaki görüntü bile yürek yakmaya yetiyor.

Birleşmiş Milletler bayraklı bir okulu bile bombalyıp onlarca sivili öldürebilen bir gözüdönmüşlüğün fotoğraflara yansıması iki yaz önceki Lübnan acısını anımsattı bana...

Bakın o sırada, o acıyı nasıl dile getirmişim; beni dehşete düşüren bir fotoğraf (*) yüzünden...

Tarih:
21. yüzyılın başları, tam olarak 24 Temmuz 2006…

Yer:
İsrail'in kuzeyinde, Lübnan sınırına yakın bir yer…

Olay:
Top mermilerinin üzerine mesaj yazan İsrailli çocuklar...

Mesajlarda şöyle yazıyor:

"Sevgili Lübnanlı, Filistinli, Arap, Müslüman ve Hıristiyan çocuklar;
Ölümünüz için sevgilerle… İmza: İsrailli çocuklar"
 

Barış Umudumuzu Karartan Bir Fotoğraf…

İsrail’de barış yanlılarının sayısının son kamuoyu yoklamasında yüzde 10’a gerilediğini okuduğumda dehşete kapılmıştım.

Üstelik yönetimde Ariel Şaron gibi geçmişi kanla yazılı bir kasap yokken, Olmert gibi silik bir kişiliğin başbakan sanıyla ortalarda dolaştığı dönemdi bu…

Düşünmeden edemiyorum:

1. Emperyalist Paylaşım Savaşı’nın yeniklerinden Osmanlı Devleti’nin elinde tutamadığı topraklarda emperyalistlerin cetvelle çizdikleri coğrafya...

2. Emperyalist Paylaşım Savaşı’nın, Nazilerin insanlık utancı toplukıyımlarının (Musevilerin çoklukla "yalnızca" kendilerine karşı yapılmış gibi gösterdikleri toplukıyımların) daha dumanı tüterken, pek ustaca manevralarla kuruluveren İsrail devleti...

Bilimi ile, kültürü ile bölgede aydınlık bir örnek olması dileğimizi diri tutmaya çabaladığımız, ancak yerini pekiştirmek adına giderek "her şeyi" göze alabilir bir zorbaya dönüşen bu devletin karşısındaysa…

Türkiye Cumhuriyeti'nin; bu ilk antiemperyalist başkaldırıyı başarmış ülkenin "aydınlanma" çabasını örnek almaya çalışan birkaç solcu diktatörce girişilen laiklik denemelerine karşın; Hıristiyan Batı'nın yüzyıllar önce çözdüğü "din-devlet ilişkileri ayrımı" sorununun karanlığında debelenen Müslüman-Arap devletleri...

Bu karamsar tabloda bunca yıl, barış adına her olumsuzluğu umutla göğüsledik, ama…

Ama, şimdi değilse bile "bir gün gerçekleşecek" dediğimiz barış düşümüze, geleceğe kara bulutlar düşüren bu fotoğraf canımı çok acıttı...

O düşümüzü, umudumuzu, barışı; yakın geleceğin İsrailli temsilcileri olacak; bu beyinleri-yürekleri karartılmış çocuklar mı sağlayacak!..

Ya da; evleri, sığındıkları bir çatı İsrail’in sivilleri umursamayan ırkçı saldırılarıyla kafalarına inen; kardeşinin kopan kafası ile anacığının dışarı fırlamış bağırsaklarının beynine, yüreğine kazınan görüntüleriyle yaşamak zorunda bırakılan Filistinli çocuklar mı!.. 

Yazık!..

"Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi"nin ilk maddesi bile -BM başta olmak üzere- tüm dünyanın gözleri önünde, böylesine kolayca ayaklar altına alınabilirken; gel de umudunu diri tut bakalım!..

Dışarı çıkıp, yüzüme gün boyunca sürecek bir gülümseme yerleştirmesi kesin olan bir yumurcak ile karşılaşmayı umayım, iyisi mi!..

 

(*) Söz konusu fotoğraf, Agence France Press tarafından 28 Temmuz 2006'da geçilmişti.

rustuerata@gmail.com

 

 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2016 | Son Güncelleme : 24.04.2018 - 02:23:47 | Şu an 106 kişi online | Kullanım Koşulları