Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı  
ANA SAYFABİZHABERİZREKLAM
   
SACAYAĞI ÜÇ AYAKLIDIR!
İÇERİK
BAŞLIKLAR

Attila AŞUT

Baro başkanlarının eylemleri sırasında "yargının üç sacayağı" sözünü çok duyduk. 

Bilindiği gibi, yargının üç ayağı vardır: İddia, savunma ve hüküm...

"İddia" makamını temsil eden savcılarla "hüküm" verici yargıçlar, yeni rejimle birlikte bağımsızlıklarını yitirdiklerinden, bu sacayağından geriye bağımsız bir kurum olarak yalnızca avukatların örgütü barolar kalmıştı. Şimdi onları da Saray'a bağlamaya çalışıyorlar...

Yargıyı oluşturan öğeler tanımlanırken, "üç ayaklı sacayağı" ya da "yargının üç sacayağı" gibi ifadeler kullanılıyor.

Sözlükler, "üç ayaklı çember" ya da "üçgen biçiminde demir destek" diye açıklıyor "sacayağı"nı.

Tanımdan da anlaşılacağı gibi, bu sözcük "üç" kavramını içinde barındırıyor. O nedenle "üç ayaklı sacayağı" demek yanlıştır.

Yargı için "sacayağı" benzetmesi yapılabilir ama "yargının üç sacayağı" denmez. Çünkü "sacayağı" zaten üç ayaklıdır! Doğru söylem, "yargının üç ayağından biri" olmalıdır.  

 

HAFTANIN NOTU

Uğur Cilasun unutulmayacak!

Eski Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Sekreteri ve NÜSHED (Nükleer Savaşın Önlenmesi İçin Hekimler Derneği) kurucularından Dr. Uğur Cilasun'un beklenmedik ölümü hepimizi şaşkına çevirdi.

O, 68'li bir devrimciydi. Hacettepe Üniversite'sinde okurken arkadaşlarıyla Fikir Kulübü'nü kurmuş, öğrenci hareketleri içinde yer almış, daha sonra Dev-Genç'li olmuştu...

12 Mart'ta tutuklandığında çiçeği burnunda bir hekimdi. Kırıkkale Hükümet Tabipliği'ne tayini çıkmıştı. Göreve başlayamadan cezaevine girdi.

TRT'nin ilk haber sunucularından Zafer Cilasun'un kardeşiydi. Talihsizliğe bakın ki Uğur Cilasun'un "idamla yargılandığı" haberini ekrandan duyurma görevi de ağabeyine verilmişti!


Dr. Uğur Cilasun

 
İki yıl cezaevinde kaldı. Yargılama sonunda 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılarak tahliye edildi. Daha sonra Askeri Yargıtay Daireler Kurulu kararıyla aklandı.

Hapisten çıktıktan sonra askere gitti. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde 1976 yılında başladığı uzmanlık eğitimini tamamlayarak Halk Sağlığı Uzmanı oldu.

Prof. Dr. Nusret Fişek'in Merkez Konseyi Başkanlığı döneminde Genel Sekreterlik görevini üstlenerek TTB'nin tüm yükünü omuzladı.

Yaşamında "Nusret Hoca"nın çok ayrı bir yeri vardı.   

Önce Hacettepe'de öğrencisi, sonra asistanı, en sonunda da TTB'de en yakın çalışma arkadaşı olmuştu. Nusret Fişek ona çok güvenir, örgüt çalışmalarında hep kendisini adres gösterirdi.

Altı yıl birlikte çalışmışlar; İstanbul'da kapısı mühürlü bir Konsey binasından "yarım kamyon dolusu eşya ve 175.000 TL para" ile devraldıkları TTB'yi kısa sürede ayağa kaldırıp Ankara'da kendi binasına kavuşturmuşlardı.


Özen Aşut, Uğur Cilasun, Şükrü Güner, Hikmet Pekcan, Bekir Küçükkayıkçı, Sinan Yıldız, bir TTB Kongresi sonrasında (İstanbul, Haziran 1978)

* * *

Bilge bir insandı Uğur Ciasun. Hekim örgütçülüğünün yanı sıra entelektüel birikimi ve yazarlık yeteneğiyle de öne çıkmıştı.

2008-2010 yılları arasında BirGün gazetesinde köşeyazarlığı yapmıştı. Yazmayı seviyordu. Çağdaş Gazeteciler Derneği'nin sanıyorum gazeteci olmayan tek üyesiydi.

Son dönemde yerel bir gazetede haftalık yazılar yazıyordu. Mizahi bir üslupla yazdığı kısa yazılarını çok beğeniyor ve zaman zaman Facebook sayfamda paylaşıyordum. Bu güzel yazıların daha çok insana ulaşması için onun yeniden BirGün'de yazmasını istiyordum. O da istekliydi eski yuvasına dönmeye. "Arkadaşlar uygun görürse neden olmasın?" demişti. Ama her şey çok hızlı gelişti. Konuyu daha gazete yönetimine aktaramadan uçup gitti elimizden!

Sevgili Uğur, pazartesi günleri yayımlanan yazılarını bana da gönderiyordu. Tam da son yazısını paylaşmaya hazırlanırken geldi ölüm haberi. Anlatılması güç bir duygu yaşadım o anda. Yaşamla ölüm arasındaki çizgi bu denli mi kıldan inceydi?

Uğur'un devrimci harekete ve hekim örgütlenmesine katkıları unutulmayacaktır. Sevgili arkadaşımız; demokrasi, insan hakları, barış, toplumsal eşitlik savunucusu bir sağlıkçı, siyasetçi ve yazar olarak hep saygıyla anılacaktır.

Başta Diş Hekimi eşi Eser Hanım, çocukları Egemen ve Ülkem olmak üzere aile üyelerine, meslektaşlarına, yoldaşlarına başsağlığı diliyorum.

 

KAVRAM KARGAŞASI SÖZCÜKLER YASAKLANAMAZ! SESSİZ HARFLERİN OKUNUŞU KORONAYI DA KENDİMİZE BENZETTİK! KORONADAN SONRA… ATASÖZLERİNDEN ANLAM ÇIKARMAK İNADINA… ADALET ARANIYOR! SACAYAĞI ÜÇ AYAKLIDIR! DİL YÂRESİ “SOSYAL MESAFE”DEN “YANDAŞ BASIN”A CEMAL SÜREYA’NIN 555K ŞİİRİ 27 MAYIS ŞİİRLERİ NÂZIM’I DA YOK SAYDILAR! KAVRAMLAR ÜZERİNE GÖRÜŞLER SAĞLIK TERİMLERİ SÖZLÜKÇESİ EKONOMİ TÜRKÇEYİ DE VURDU! DİLSEVERLER YAZIYOR LİBERALDEN LİBOŞA… KİRLETİLMİŞ SÖZCÜKLER KKTC’NİN GÜNDEMİNDE ŞEFTALİ KEBABI VAR! SÖZCÜKLER DE KİRLENİR! DİLCİLER, “OLGU” VE “BULAŞ” İÇİN NE DİYOR? TARTIŞILAN SÖZCÜK: “BULAŞ” SÖZCÜKLER TEK ANLAMLI DEĞİLDİR TÜRKÇESİ VARKEN… KORONA SORULARI KORONA DEYİŞLERİ CEM, CAMİ, CEMAAT… KORONA SÖZLÜĞÜ
 
1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10
 8 :
 

Bizhaberiz Bağımsız Haber Portalı

BİZHABERİZ BAĞIMSIZ HABER PORTALI | Bizhaberiz.net © 2018 | Son Güncelleme : 30.09.2020 - 11:51:30 | Şu an 151 kişi online | Kullanım Koşulları